
Rüzgâr tüneli testleri; yönetmeliklerin kapsamadığı geometrilere sahip, yüksek, narin, dinamik davranışı önemli veya çevredeki yapılaşmadan güçlü biçimde etkilenen projelerde gerekli olabilir. Testler; ana taşıyıcı sistem rüzgâr yüklerinin, cephelerdeki lokal basınçların, rüzgâr kaynaklı yapısal tepkilerin ve yaya seviyesindeki rüzgâr koşullarının belirlenmesinde kullanılır. Yapının yüksekliğinin ve narinliğinin artmasıyla birlikte çapraz rüzgâr titreşimleri, burulma, girdap kopması ve rezonansa yakın dinamik etkiler önem kazanabilir. Bu davranışlar her zaman standartlardaki statik eşdeğer yüklerle yeterince temsil edilemez.
Test sırasında bina ve yakın çevresinin ölçekli modeli, atmosferik sınır tabakasını temsil edecek şekilde düzenlenmiş bir rüzgâr tüneline yerleştirilir. Cephe yükleri için model üzerine çok sayıda basınç deliği yerleştirilerek farklı rüzgâr yönlerindeki eşzamanlı basınç değişimleri ölçülür. Genel taşıyıcı sistem yükleri kuvvet terazileri veya yüksek frekanslı basınç ölçümleriyle; yapısal hareket ve ivmeler ise aeroelastik modellerle araştırılabilir. Yaya konforu testlerinde zemine yakın bölgelerde çok sayıda hız ölçüm noktası kullanılır. Model ölçeği, blokaj oranı, çevre yapıların kapsamı, rüzgâr profili ve türbülans özellikleri sonuçların temsil kabiliyeti açısından uzmanlar tarafından dikkatle belirlenmelidir.
İlgili yazılar
Tümünü gör
Rüzgâr Yükü Nedir?
Rüzgârın yapı yüzeylerinde oluşturduğu basınç ve emme etkileri; ana taşıyıcı sistem yükleri ile cephedeki lokal basınçlar arasındaki fark.

ASCE 7 ve EN 1991-1-4’e Göre Rüzgâr Yükü Hesabı
Şartname esaslı rüzgâr yükü hesabı: MWFRS ve C&C ayrımı, EN 1991-1-4 parametreleri ve şartname katsayılarının yetersiz kaldığı durumlar.

CFD ile Rüzgâr Analizi Ne Zaman Yapılmalı?
CFD’nin şartname tablolarının yetersiz kaldığı geometrilerde ve yaya konforu çalışmalarında sağladığı avantajlar ve sonuçların güvenilirliği.