
Atmospheric Boundary Layer, Türkçede atmosferik sınır tabakası, atmosferin yeryüzünden doğrudan etkilenen en alt bölümüdür. Bu bölgede rüzgâr hızı zemine yakın seviyelerde yüzey sürtünmesi nedeniyle düşükken yükseklik arttıkça yükselir. Arazi üzerindeki binalar, ağaçlar, tepeler ve diğer pürüzlülük elemanları aynı zamanda türbülans üretir. Bu nedenle açık deniz, kırsal alan, banliyö ve yoğun kent merkezi üzerinde oluşan rüzgâr profilleri birbirinden farklıdır. Aynı meteorolojik rüzgâr verisi, farklı arazi koşullarında bir binaya ulaştığında farklı hız ve türbülans özellikleri gösterebilir.
CFD analizinde veya rüzgâr tüneli testinde atmosferik sınır tabakasının doğru temsil edilmesi temel gerekliliklerden biridir. Giriş sınırında yalnızca tek bir sabit hız tanımlamak, özellikle yüksek binalar ve kentsel mikroiklim çalışmaları için gerçekçi değildir. Ortalama hızın yükseklikle değişimiyle birlikte türbülans şiddeti, türbülans uzunluk ölçekleri, aerodinamik pürüzlülük ve yer değiştirme yüksekliği dikkate alınmalıdır. Ayrıca tanımlanan giriş profilinin hesap alanı boyunca yapay biçimde değişmemesi için zemin pürüzlülüğü ile türbülans sınır şartlarının uyumlu olması gerekir. EN 1991-1-4 de rüzgâr hızının belirlenmesinde arazi pürüzlülüğü, topoğrafya, yükseklik ve türbülansı temel parametreler olarak ele alır.
İlgili yazılar
Tümünü gör
Rüzgâr Yükü Nedir?
Rüzgârın yapı yüzeylerinde oluşturduğu basınç ve emme etkileri; ana taşıyıcı sistem yükleri ile cephedeki lokal basınçlar arasındaki fark.

ASCE 7 ve EN 1991-1-4’e Göre Rüzgâr Yükü Hesabı
Şartname esaslı rüzgâr yükü hesabı: MWFRS ve C&C ayrımı, EN 1991-1-4 parametreleri ve şartname katsayılarının yetersiz kaldığı durumlar.

CFD ile Rüzgâr Analizi Ne Zaman Yapılmalı?
CFD’nin şartname tablolarının yetersiz kaldığı geometrilerde ve yaya konforu çalışmalarında sağladığı avantajlar ve sonuçların güvenilirliği.